8 Mayıs 2014 Perşembe

Aditya Zulizar

AditZ, kardeşiyle birlikte, çok uzaklardan, Hint Okyanusu ile Pasifik Okyanusu'nun birleştiği, Ekvator çizgisinin üstündeki ada ülkesi Endonezya'dan geldi. Yüzünde asılı duran gülümsemeyle, 3 dakikadan fazla aynı yerde görmenizin mümkün olmadığı bu genç adamı tanısanız dünyayı nasıl gördüğüyle ilgili derin düşüncelere dalarsınız. Zira geçtiğimiz 12 şehir boyunca onu ne zaman gördüysem gözü hep vizördeydi ve her baktığımda da başka bir kayanın üstünde, bir sokağın köşesinde, başka bir yamaçta oluyordu! Bu kadar müthiş fotoğraflar çekmesinin sebeplerinden biri de bu olmalı; dünyaya vizörden bakmak! Yalnızca yemek yerken ve uyurken makinesini çantasına yerleştirmeyi tercih eden Aditz, son derece kibar biri olduğundan, ziyaret ettiğimiz her ilde, karnımızı doyurmak için verdiğimiz her molada, biz yöre mutfağının tadını çıkarırken mümkün olduğunca az yemek yiyordu. Sonra öğrendik ki Endonezya'da pirinç pilavı öğünlerin ana yemeğiymiş! Bizim Endonezya mutfağı ve kültürüyle ilgili bu aydınlanmamız Aditz ve kardeşi DarisZ'in hayatını kurtarmış olabilir. :) O günden sonra her gittiğimiz restoranda ilk sipariş ettiğimiz şey iki tabak pilav oldu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder